1. NASIL MUTLU OLURUM?

  2. BEN KİMİM? PARTNERİM KİM? PARTNERİMLE NE KADAR UYUMLUYUM?

  3. STRESLE NASIL BAŞAÇIKABİLİRİM?

  4. ZAMANIMI NASIL ETKİLİ KULLANMALIYIM?

  5. NASIL DAHA GİRİŞKEN OLURUM?

  6. KAYGI İLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI NELERDİR?

  7. KORKULARIMI NASIL YENEBİLİRİM?

  8. NASIL DAHA BAŞARILI OLURUM?

  9. NEDEN YALNIZIM?

  10. SEÇENEKLERİMİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİM?

  11. HANGİ MESLEĞİ SEÇMELİYİM?

  12. ÖZGÜVENİMİ NASIL GELİŞTİREBİLİRM?

  13. ÇATIŞMALARIMI NASIL ÇÖZERİM?

  14. ÇEVREMDEKİLERLE ETKİLİ BİR İLETİŞİM KURMAMIIN YOLLARI NELER?

 

1. EVLİLİK ÖNCESİ

 

           Geliştirilmiş uyum testleri eşliğinde, evlilik öncesi danışmanlık almak çiftlere çeşitli alanlarda yardımcı olabilir.

1) İletişim Becerilerini Geliştirmek

          Etkin bir şekilde karşıdakini dinleyebilmek, onun anlatmak istediği şeyi anlayabilmek bazı kişiler için geliştirilmesi gereken bir özellik olabilir. İletişimi kuvvetli bir çift, ortaya çıkan sorunları tartışmak ve çözmek konusunda daha başarılıdır. Çiftler arasında “duygusal anlamda güvenme” yi sağlayan en önemli faktörlerden biri çiftin iyi bir iletişim içinde olmasıdır.

2) Çiftlerin Birbirinden Beklentilerinin Tartışılması

            Evli çiftlerin rol dağılımı konusunda evlenmeden önce hiç konuşmamış olmaları sıkça rastlanan bir durumdur. İş, ev ekonomisinin idare edilmesi, ev işlerinin dağılımı, ebeveynlikle ilgili sorumlulukların paylaşılması, yani genel olarak evlilikte kimin ne yapacağı sorusu evlilik öncesi konuşulması gerek konulardır. Çiftlerin birbirinden beklentilerini açık ve dürüst bir şekilde dile getirmeleri evlilik boyunca bu konuda çıkabilecek sorunları önlemede önemli bir rol oynar.

3) Çatışma Çözme Becerilerinin Öğrenilmesi

           Hiç kimse evliliğinde çatışma yaşayacağını düşünmez. Gerçekte ise bir çift evlilikleri boyunca çöpü kimin atacağı kadar basit anlaşmazlıklardan tutun da duygusal anlamda çiftleri yıpratan daha büyük sorunlara kadar birçok çatışma yaşarlar. Bu çatışmaları içinden çıkılmaz bir hal almadan çözebilmek, sorunlara yapıcı çözümler üretebilmek ve tartışma ile geçen zamanı önemli ölçüde azaltmak için çok etkili yollar vardır. Evlilik üzerine önemli çalışmaları bulunan John Gottman’ın araştırmaları, çatışma çözme becerileri geliştirmiş çiftlerin diğerlerine oranla daha az boşandıklarını göstermiştir.

4) İlişki Dengesinin Kurulması

            İlişkide “sana” “bana” ve “bize” ne kadar ilgi ve dikkat gösteriliyor? Bu anlamda dengesini kaybetmiş bir ilişkide (mesela ilişkide her zaman eşlerden birinin istekleri ve beklentileri önemliyken diğerinin istekleri ve beklentileri karşılanmıyor ve sürekli göz ardı ediliyorsa) birçok sorunla karşılaşılması sürpriz değildir. Bu bağlamda çiftler birbirleri ve ilişkileri için faydalı olabilecek çözümlere gitmelidirler.

5) Bireylerin aile sorunlarının belirlenmesi

Nasıl davranmamız, sorunlarla nasıl başa çıkmamız, sevgimizi nasıl gösterdiğimiz gibi daha birçok davranışımız, aslında erken yaşta ailemizden, ebeveynlerimizden ve bizim için önemli olan başka kişilerden gördüklerimiz ve öğrendiklerimiz doğrultusunda şekillenir. Eğer bir kişi kendi ailesinde çokça çatışma ve sevgisizlik görmüşse, bunun kişinin evliliğine nasıl etki ettiğine bakmak önemlidir. Kendi ailelerinde yaşanan olumsuzlukları kendi evliliklerinde de tekrar eden bireyler, bu bağlantıyı anlayabilirlerse, tekrar eden öğrenilmiş davranışlarını daha kolay durdurabilmektedirler.

6) Kişisel, Ailevi ve Çift olarak hedefler geliştirmek

          Birçok evli çift kendileriyle, aileleriyle ya da ilişkileriyle ilgili hedeflerini tartışmazlar. 5 yıl sonra hayatınızda nerde olmak istiyorsunuz? Çocuk yapmaya hazır mısınız? Kaç tane çocuk istiyorsunuz? Çocuk sahibi olmak için en uygun zaman ne zaman? Bunun gibi birçok soru çiftlerin üzerinde konuşması ve tartışması gereken konulardır. Evlilik aslında üzerinde çalışılması, emek verilmesi gereken bir kurumdur. İlişkiler ve kişiler zaman içerisinde değişebilir, önemli olan çiftlerin bu değişikliklere nasıl uyum sağladıklarıdır.

          Günümüzde boşanma oranı çok yükselmiştir. Amerika’da %50 olan boşanma oranı, Türkiye’de bu kadar yüksek olmamakla beraber son yıllarda oldukça artmıştır. Evliliği düşünen çiftler, evlilik öncesi birbirlerini tanımak için ne kadar çaba sarf ederlerse, evlilikte sorun yaşama ve boşanma ihtimalini o oranda düşürmüş olurlar.

           Evlilik öncesi danışmanlık almak çiftlerin ilişkileriyle ilgili halihazırda yaşadıkları sorunların çözümünde ve sağlıklı bir evlilik kurmalarında büyük destek sağlamaktadır.

            Evlilik öncesi danışmanlık almış birçok çift seanslardan sonra iletişim becerilerini geliştirdiklerini ve ileride evlilikte çıkabilecek sorunlara karşı daha olumlu bir tavır benimsediklerini belirtmişlerdir.

2. EVLİLİK VE ÇİFT DANIŞMANLIĞI

 

           Evlilik, karşı cinsten iki kişinin birlikte yaşamak ve yaşantılarını paylaşmak için bir araya geldiği bir yapı olmakla birlikte yasal olarak kurumsallaşmış bir yol, bir ilişkiler sistemidir. Evliliğin gereği ve nedenleri düşünüldüğünde kişilerin biyolojik, sosyal ve psikolojik gereksinimlerini ve güdülerini doyurmayı amaçladığı gözlenmektedir.

           Evliliğin temel işlevleri arasında yer alan biyolojik gereksinim, eşlerin cinsel açıdan doyum sağlaması olarak açıklanabilir. Bu bakımdan eşlerin birbirleri ile uyum içinde olmaları beklentilerini karşılamaları, cinsel güdünün doyuma ulaşması önemlidir. Sosyal açıdan bakıldığında eşlerin birlikte güven içinde olma, dayanışma, toplumda belli bir yer edinme, birbirlerini geliştirme durumları önem kazanmaktadır. Evlilikte pek çok psikolojik gereksinim de doyurulmaktadır. Sevilme, ilgi görme, beğenilme bunlardan bazılarıdır.

Eş seçiminin doğru yapılması, mutlu bir evlilik için önemlidir. Kişilikleri farklı, değişik çevrelerde belli yaşantılar geçirmiş olan iki kişinin birçok paylaşımı beraber yaşamak üzere bir araya gelecekleri gözardı edilmemelidir. Bu nedenle eşler önce kendilerini sonra da eş olarak seçecekleri kişileri iyice tanıyıp değerlendirmelidirler. Eşler birbirlerinin farklılıklarını, kabul edilebilir görerek, evlilikten ve gelecekten beklentilerinin ne olduğunu bilerek bu kararı vermelidirler.

            Ne şekilde olursa olsun evliliğe karar verilip, hayata geçirdikten sonra eşlerin evliliğin seyri ve kendi ruh sağlıkları açısından yapmaları gereken şeyler olduğu muhakkaktır. Bunların en başında doğru ve etkili iletişim gelmektedir. Karşı taraftan gelen mesajı doğru biçimde yorumlayarak uygun geribildirimler vermek olarak tanımlayabileceğimiz doğru iletişim sayesinde evlilikte düzenlemelerin yapılması, sınırların oluşturulması mümkün olur. Evlilikte eşlerin duygu ve düşüncelerini birbirlerine yanlış veya eksik iletiş tarzı, birçok uyumsuzluk ve geçimsizliklerin ana sebebidir. İletişimde oluşan yanlış ifade ve yorumlar, en basit konuların bile çatışmalara, dargınlıklara dönüşmesine yol açabilir, eşlerin birbirleri ile duygu ve fikir alışverişlerinin zayıflamasına neden olabilir.

Başarılı bir evlilik sürdürebilmek için eşler, beraberliklerini zedelemeksizin, kendilerinin ve karşı tarafın kişilik gelişimlerine olanak vermelidirler. Kendi gelişimlerini sürdürürken işbirliğini de sürdürmeli, birbirlerine saygılı davranmalı, sorumluluklarını ihmal etmemelidirler. Sağlıklı evliliklerin özellikleri araştırıldığında karşımıza; duyguların paylaşımı, bireysel farklılıkları kabul etme, ilgi ve sevgi duygusunun iletilmesi, işbirliği, sorumluluk alma, etkili sorun çözebilme, eşlerin birbirine zaman ayırması, toplumsal değerlere sahip olma, iletişim becerileri, takdir duygularını ifade etme, karşılıklı mizah duygusu, temel gereksinimleri karşılama, çatışmaları krize dönüştürmeden aşabilme gibi özellikler çıkmaktadır.

            Karşısındaki tarafından anlaşılmadığını düşünen veya anlaşılamamaktan korkan, düşüncelerini birbirlerine açıkça söyleyemeyen, eleştiremeyen, tartışamayan eşler birbirlerine yabancılaşma ve ortak noktaların yok olması tehlikesi ile karşı karşıyadırlar. Bu durumda, eşler arasındaki ilişki zorunlu bir ilişkiye dönüşür ve aynı evde yaşamalarına karşın, duygusal boyutu olmayan bir birliktelik ortaya çıkabilir.

Evlilik yaşamının doğal bir parçası olan çatışmalar, eşlerde kaygı ve gerginlik yaratır. Bu kaygı, eşler tarafından doğru, sağlıklı ve anlayışlı bir iletişim ve etkileşim nedeni olarak kullanılırsa evliliğin dengesi, düzeni dolayısıyla da uyumu sürekli hale gelir. Bunun tersi durumlarda, evlilikte uyum bozulur zorlanmalar ve yakınmalar ortaya çıkar, sevgi ve saygıdan uzaklaşılır. Eşler çatışmaların artmasına neden olacak şekilde birbirlerine tepkide bulunmaya başlarlar.

           Yaşanan her çatışma sonunda isteklerin elde edilememiş olması, eşlerdeki gerginliği artırır, uyum ve etkileşimi bozar. Gerginlikler çatışmaların başka boyutlara sıçramasına hem de tekrarlama sıklığının artmasına neden olur. Zaman zaman eşler eski yapılanlar ve söylenenlere dönerek durumu içinden çıkılamaz hale dönüştürebilirler. Hatta aile yakınları hakkında yorumlar yapmak sureti ile sonuç vermeyen tartışmalar uzayıp gidebilir.

           Eşler çatışmaların yaşandığı kriz zamanlarında sorunlara yenik düşmemek için çatışmalarla baş etme ve sorun çözme yöntemlerini kullanmalıdırlar. Genellikle eşler çatışma durumlarında kendi hatalarını kabul etmez karşı tarafa üstünlük kurmaya çalışırlar. Bu anlayıştan kurtulmaya çalışmak, sorunlara çözüm bulma çabasının temelini oluşturur. Güçlükler ve sorunlar insan yaşantısının doğal bir parçasıdır, ancak bunların üstesinde gelebilmek uygun yöntemler kullanarak sorunları çözmekle mümkün olabilir. Unutulmamalıdır ki bütün sorunların tek bir çözüm yolu yoktur. Kişiler kendi çabası ile içinde bulunduğu olumsuz durumlardan çıkış yollarını bulamıyorsa bu konu ile ilgili kurum ve kişilerden yardım almalıdır.

 

Aile Danışmanlığı

 

          Toplum en küçük birimi olarak da tanımlanan aile, insan yaşantısı içinde ilk gelişim yıllarından yaşamın sonuna kadar etkinliğini sürdüren bir kurumdur. Ailenin çocuk üzerindeki etkilerinin kalıcı olduğu düşünüldüğünde aile kavramının önemi daha da belirginleşmektedir. Aile danışmanının hedefi aile içindeki bireyin değişimini değil daha çok ailenin yapısını ve aile içindeki bireylerin birbirleriyle iletişim biçimlerini değiştirmektir. İnsanın ihtiyaçlarına karşılık vermeyen bir aile yapısı, o insanın, dolayısıyla o toplumun temel yapı ve özelliğini de kısa veya uzun vadede derinden etkiler. Kişilerarası ilişkilerin ışığında, kaygı ve çatışmaların giderilmesi, içgörünün artırılması aile sistemi açısından oldukça önemlidir. Kimi zaman aile üyelerinden birinin yaşadığı bir sorun ailenin diğer üyelerini de doğrudan ya da dolaylı bir şekilde etkiler. Bu çerçevede aile danışmanlığının konusu aileyi bir bütün olarak ele almak ve aksayan yönler üzerinde çalışarak daha sağlıklı bir aile modeline ulaşmaktır.

 

Yaşam Koçluğu

 

           Yaşam koçları klinik alandaki problemlere müdahale etmezler. Tedavi edici değil geliştirici yöntemler kullanarak, kişinin motivasyonunun artmasını ve belirlenen hedeflere ulaşılmasını amaçlarlar.

            Daha önceki deneyimlerle elde edilen yöntem ve stratejilerle kişinin önüne bir yol haritası koyması mümkündür. Kişisel hedeflere ulaşmak; daha mutlu, başarılı insanlar olmak için deneyimli danışmanlardan yardım almak kişinin işini kolaylaştıracaktır. Yaşamını verimli ve doğru bir biçimde yöneltmeyi öğrenen bireyler hedeflerine ulaştıkça yaşamları anlam kazanacak ve yaşam kaliteleri artacaktır.

NOT :Danışmalarda , kartlarla kişilik ve ilişki analizleri yapılır. Uyum testleriyle, partnerlerinizle uyumluluk dereceniz ölçülür.

 

Danışma Nedir?

            Danışma, bireylerin kişisel, sosyal, eğitimsel ve mesleki konularda kendini anlaması, amaçlarını belirlemesi, sağlıklı kararlar vermesi, varolan potansiyelini geliştirmesi, varolan problemlerini çözmesi, baş etme becerilerini geliştirmesi için tarafsız ve gizliliğe öenm veren eğitimli ve deneyimli uzmanlardan yardım aldığı bir gelişim sürecidir?

Danışman Kimdir?

          Danışman bireye yardım sürecinde yoldaşlık eden, onun problem alanlarına yönelik hedeflerine ulaşmasını sağlayan, çeşitli konularda sağlıklı karar vermesini sağlayan ve bireyin kendini geliştirmesi konusunda ona destek olan kişidir. Danışan kişi karanlıkta kaybolmuş bir gemiyse, psikolojik danışman ona karayı gösteren bir fenerdir.Psikolojik danışmanlar, üniversitelerin Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünden mezun olmuş, alanlarında deneyimli ve uzman kişilerdir.

Danışma süreci nasıl işler?

          Psikolojik danışma sürecinde danışanlarımızla öncelikle bir öngörüşme yapılmakta ve belirlenen problem alanlarına yönelik verilecek hizmet alanı (yönlendirme, bireysel psikolojik (ergen- çocuk- yetişkin) danışma, bilgilendirme, grupla psikolojik danışma vs) belirlenmektedir. Daha sonra danışmanımızla birlikte belirlenen gün ve saatte (haftada bir gün-45-50dk) seanslara devam edilmektedir.

İLKELERİMİZ

GİZLİLİK: Kurumumuzdan hizmet alan bireylere ait bilgiler hiçbir kurum, kişi ya da birim ile paylaşılmaz.

KOŞULSUZ KABUL ve SAYGI: Bir birey olarak kişisel farklılıklara her zaman saygı duyarız. Sahip olduğunuz inanç, değer ve özellikler ne olursa olsun bizim için saygıdeğersiniz

GÖNÜLÜLÜK: Kurumumuza gelen bireylere saygı duyar ve istekli oldukları sürece yardım ederiz.

SAYDAMLIK: Danışanlarımızın gündeme getirdikleri konu ve sorunları onlarla birlikte ele alır, konu ile ilgili duygu ve düşüncelerimizi gerçekçi bir şekilde ifade ederiz.

YETKİNLİK: Psikolojik danışmanımız alanlarına yönelik gerekli eğitimi almış, bilimsellik temelinde hareket eden, kişisel ve mesleki gelişimini sürdüren, merkezimizin ilkeleri doğrultusunda hareket eden eğitimli ve deneyimli bir uzmandır.