GECİKMİŞ DİL VE KONUŞMA (GDK)

      

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                 Gecikmiş dil ve konuşma, dil ve konuşmadaki gecikmenin nedeni olarak düşünülebilecek bilinen bir bozukluk, gelişimsel gerilik veya bilişsel bir problem olmamasına karşılık çocuğun tipik gelişim gösteren akranlarına oranla dil ve konuşmada gerilik göstermesidir. Dil gecikmesi sadece ifade dilde olabileceği gibi hem ifade edici dilde hem de alıcı dilde olabilir. Sadece ifade edici dilde gecikme olan çocuklar, kelime ediniminde gecikme, cümle kurma ve artikülasyonda yavaş gelişim göstermektedir. Hem ifade edici dil hem de alıcı dilde gecikme olan çocuklar ise, dili anlamada ve gelişimine uygun sözel dili kullanmada gecikme göstermektedirler. Bu çocuklar, ilerleyen yıllarda dil problemleri ve okuma yazma problemleri açısından risk altındadırlar.  Her iki dil alanında gecikme gösteren çocuklar sadece bir dil alanında gecikme gösterenlere oranla daha fazla risk altındadır.  Gecikmiş dil ve konuşma aynı zamanda özgül dil bozukluğu, sosyal iletişim bozukluğu, otizm spektrum bozukluğu, öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, entellektüel bozukluk veya diğer gelişim bozukluklarından birinin erken işaretlerinden biri de olabilmektedir. Ayırıcı tanı koyabilmek için, çocuğun bilişsel, iletişimsel, duyusal ve motor becerilerinin detaylı izlenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Belirti ve Semptomlar

-Çocuğun 2 yaşına kadar ürettiği kelime sayısının 50 den az olması ve 2 kelimelik kompozisyonlarının olmaması

- çocuğun kelime bilgisindeki ( alıcı ve ifade edici) gelişiminin çok yavaş olması

-Konuşma sesi gelişimde tipik gelişim gösteren akranlarına oranla gecikme

-Sözel dili anlamada zorluk

-Sembolik oyun becerilerinde gecikme

-Daha basit hece yapılarının kullanılması,

-Doğru ünsüz üretiminde düşük oran,

-Daha sınırlı ünlü ve ünsüz envanteri 

-Dili anlamada gecikme ve jest ve mimiklerin iletişim amacıyla kullanımında gecikme

-Kısa cümleler ve gramatik olarak basit yapıların kullanılması

-Sınırlı sayıda kelimeyi anlayabilme

Prognoz

            Gecikmiş konuşma vakalarının yaklaşık %50 ile %70' i okul dönemine kadar tipik gelişim gösteren yaşıtlarını yakalamaktadır.  Gecikmiş dil ve konuşma vakalarının yaklaşık 1/5' i ilerleyen yıllarda ( yaklaşık 7 yaşlarında) dil bozukluğu göstermektedir. Ancak gecikmiş dil konuşma vakaları ilerleyen yıllarda normal aralıkta sayılabilecek ifade edici ve alıcı dil becerileri gösterse de, tipik gelişim gösteren akranlarına oranla hafif gerilik göstermeye devam etmektedirler.

 

Örneğin, gecikmiş dil ve konuşma olarak tanımlanmış çocuklar okul çağında,

  • 5 yaşlarında,hikaye/olay anlatmak gibi kompleks dil becerilerinde tipik gelişim gösteren akranlarına oranla daha az skor yaptıkları,

  • 7 yaşlarında genel dil becerilerinde daha az skor yaptıkları,

  • 8 ve 9 yaşlarında okuma becerilerince daha geri performans gösterdikleri

  • Kelime hazinesi, gramer, sözel hafıza ve okuduğunu anlamada daha az skor yaptıkları görülmektedir.

 

            Gecikmiş dil ve konuşma vakalarında dili anlamada problem, ilerleyen yıllarda dil bozukluğuna ilişkin güçlü bir belirleyici olarak görülmektedir. Bazı çocuklar için ise "Özgül Dil Bozukluğu" nun bir belirleyicisi olabilmektedir.  Eğer çocuk, okul dönemine kadar dil becerilerinde tipik gelişim gösteren yaşıtlarına oranla gerilik gösteriyorsa ve bu durum herhangi bir nörolojik, bilişsel, iletişimsel ve gelişimsel bozukluk ile açıklanmıyorsa bu durum Özgül Dil Bozukluğu' nun göstergesi olarak görülebilir.

Risk faktörleri

            Araştırma sonuçlarına dayanılarak, gecikmiş dil ve konuşma problemi olan çocukların tipik gelişim gösteren akranları ile karşılaştırıldıklarında bazı risk faktörleri görülmektedir.  Bu risk faktörleri iki başlık altında toplanmaktadır.

Çocuk ile ilgili faktörler

  • Cinsiyet. Erkek çocukları kız çocuklarına oranla GDK'da daha yüksek riske sahiptirler.

  • Motor gelişimde gerilik.GDK' lı çocukların motor hareket gelişiminde, motor hareketlerde gecikmeye neden olabilecek herhangi bir hastalık veya sendrom olmamasına karşılık,gecikme olabilmektedir.

  • Doğum durumu. Prematüre doğan çocuklar, optimum doğum ağırlığının % 85'inden daha az ağırlıkta doğanlar, 37.haftadan daha erken doğan bebekler yüksek risk taşımaktadır.

  • Erken dil gelişimi. Yaklaşık 12 aylık iken çocuğun ortaya koyduğu dil becerileri, ileriki yaşlardaki dil ve iletişim becerilerine ilişkin iyi bir belirleyicidir.

Aile ile ilgili faktörleri

  • Aile üyelerinde benzer öykü. GDK' ların aile üyelerinde benzer öyküye rastlanma ihtimali daha yüksektir.

  • Annenin eğitimi. Annenin düşük eğitim seviyesi GDK için risk oluşturmaktadır.

  • Kardeşin varlığı. Bazı çalışmalar birden fazla çocuğun olmasının GDK için bir risk faktörü olabileceğini söylemektedirler. Bu durumun annenin çocuğa ayırdığı zaman - ilgi ile bağlantılı olabileceği ifade edilmektedir.

           

         Erken tanımlama ve müdahale risk faktörlerinin etkilerini hafifletebilmektedir. Bu yüzden, DKT 'lerin tanılama ve müdahale aşamasında risk faktörlerini belirlemesi ve dikkate alması önemlidir.

Koruyucu-önleyici faktörler

  • Prenatal, perinatal ve postnatal dönemde bakım hizmetlerine ulaşım

  • Yeterli ve zengin bir dile maruz kalma,

  • Olumlu, iletişim kurulan öğrenme ortamları

  • Yazılı materyallere erişim

  • Bireysel veya grup oyun aktiviteleri ve etkileşimlerine katılım

  • İnce ve kaba motor aktivitelerine katılım

  • İletişim desteklerine ve servislerine gerektiğinde ulaşım

DKT' nin rolü

            DKT,  iletişim, dil, konuşma alanında gecikme gösteren veya risk altında olan çocuklara ve ailelerine hizmet sağlamada kritik rol oynamaktadır. Bu rol, önleme ve klinik servisler ( tarama, değerlendirme, tanı koyma, planlama, müdahale, izleme), danışma, eğitim ve koordinasyon hizmetlerini içermektedir.

 

 

  • Risk altındaki çocukların ailelerine ve çocukla ilgili diğer uzmanlara önleme konusunda bilgi sağlama,

  • Aile üyelerine erken iletişim gelişiminin, erken müdahalenin ve ailenin buradaki rolünün önemi konusunda eğitim verme

  • Diğer uzmanlarla işbirliği içerisinde çocuğun gözetim ve takibinin yapılması

  • Çocuğun dil ve konuşma zorlukları açısından değerlendirilmesi, gerekli olan diğer değerlendirmeler için yönlendirme,

  • Dil ve konuşmanın detaylı değerlendirilmesi, müdahale yöntemineve şekline karar verilmesi

  • Müdahale planı yapmak, direk ve dolaylı müdahale yapmak, süreci - gelişimi belgelemek

  • İlgili diğer uzmanlarla ve kişilerle işbirliği, danışmanlık yapma, bilgi sağlama

olarak sıralanabilir.

Değerlendirme ve müdahale

            Gecikmiş dil ve konuşma vakaları, ileriki yıllarda dil ve konuşma bozuklukları açısından risk altında olduklarından, erken değerlendirme ve periyodik izleme önemlidir. Gecikmiş dil ve konuşma semptomları gösteren çocukların, dil ve konuşma gelişiminin değerlendirilmesi tipik tanılama yolunun izlenmesi ve çocuğun taranması ve sistematik gözlenmesi gerekmektedir. Eğer izleme sonucunda devam eden bir gecikme gözlemlenirse ve ilaveten gelişimsel zorlukları devam ediyorsa tam bir değerlendirme ve müdahale gerekebilir

SLP gerekli araçları kullanarak, çocuğun tarama ve değerlendirmesini çeşitli ortamlar ve çocuğun hayatındaki iletişim halinde olduğu farklı kişiler ile yaparak en uygun dil ve konuşma örneklemini elde etmelidir. Çocuğun evinde veya kreşte vs alınan örnekler en uygun örneklerdir.  Çocuğun aile ve bakıcı ve varsa öğretmenlerinden alınan dil becerilerine ilişkin bilgilerde önemlidir. Sonuçlar çocuğun genel gelişimi göz önünde bulundurularak ve aile üyeleri ile diğer uzmanlarla birlikte yorumlanır. DKT öncelikli olarak, çocuğu dil bozukluğu/gecikmesi açısından tarama yaparak ileri bir dil konuşma - iletişim değerlendirmesi ve diğer gelişim alanları ile ilgili değerlendirme için yönlendirmeye ihtiyacı olup olmadığına karar verir. Tarama aynı zamanda önlemenin, aile eğitiminin ve desteğinin önemli bir parçasıdır. Tarama ve/veya izleme sonucunda eğer bir gecikme ve/veya bozukluk olduğu kanaatine varılırsa daha ileri detaylı değerlendirme çocuğa özgün olarak yapılarak çocuğun hem dil ve konuşma açısından durumu hem de diğer gelişim alanları ile ilgili durumu belirlenerek, müdahale ile ilgili karar verilir.